CEE EEE HALİ…

İlkbahar: Bir ilkyaz akşamı okşadı saçımı rüzgar. Balkonda benimle flört eden portakal çiçeği kokusu sürmüş bodrum akşamı. Balkonumda ful yasemini, içim geçerken derin bir özlem girdabına kapıldığımı farkediyorum. Ürperiyor tenim. Sen yoksun…

Yaz: Hindistan cevizi kokuları arasında yanıyor genzim. Yan şezlongda sohbet eden balayı çiftinin akşam planlarına istemeden kulak misafiri oluyorum. Serinlemek için denize giresim var. Ki deniz Ağustos sonu olmasına rağmen hala buz. Arkadan gelen kulüp müziklerinin arasından bir hanutcunun my friend narası tırmalıyor kulaklarımı. Senin yokluğun güneşten daha cok yakıyor içimi. Yokluğun rutubetten daha sıkıcı…

Sonbahar: Sararmış güneşin omzumda oyalandığı en güzel bahar. Her son aslında yeni başlangıç değil midir? Ve bir sonda yeşertiyorum yeniden seni be kuzum. Sen hep varsın ve girişte hep babetlerin var gözlerimin prangası. Dünya döndükçe ben hep yüzümü sana döneceğim. Kıblem de sensin, kabem de…

Kış: Hayallerimin hepsinde başrolde sen varsın. Sana verdigim ellerini ovalıyorum ısıtmak için sevgililer gününde. Hele hele sana verdigim gözlerinin içinde kartopu olmak varya; ellerinde ve gözlerinde eriyip buğu olmak…

Dört mevsim aşksın…

Bir cümle yetmez anlatmaya
İliklerime kadar sırılsıklam tutku benimki
Resmen aşk’ın Bir
Cee
Eeee hali…