BESİAD’DA RÜZGAR VE GÜNEŞ ENERJİSİ KONUŞULDU

x-001BESİAD 30 Ocak 2014 Perşembe Günü Delfi Otelde düzenlediği Perşembe Toplantısında Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar‘ı konuk etti. Toplantının Konusu “ Yenilenebilir Enerji “ idi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Yönetim Kurulu Başkanı Engin Ali Kaplan ; 

“Besiad olarak bütün projelerimizde çıkış noktamız Bodrum ve ülke ekonomisine fayda sağlamak, üyelerimizin, bölgemizin ve ülkemizin ekonomisinin, istihdamının gelişmesidir. Bodrum turizm tesisleri olan, güneşi çok olan bir bölge. Dolayısıyla güneş ve rüzgar enerjisini üretmek, satmak, kendi tesislerimizde enerji ihtiyacımızı bedavaya getirmek bizim coğrafyamızda mümkün. Bu bizim hem ekonomimize büyük girdi sağlayacak, hem muhtemel çıktının önüne geçecek önemli bir konu.  Yenilenebilir enerjiyi bunlardan da önemlisi şu yüzden önemsemeliyiz.

Evrende etrafımızda var olan ve maliyeti çok düşük olan bir enerji var. En verimli olanı rüzgar ve güneş enerjisi. Ve bu enerjiye sahip olup, evlerimizden sanayi tesislerine kadar girmesi  için milyonlarca insanın öldüğü savaşlara gerek yok. Güzel dünyamızı mahvetmeye de gerek yok. Sadece karar vermek yeterli.

Bu toplantı, bu konuyu gündeme taşıdığımız ön toplantımız.  Bir sonraki toplantımızı, daha kalabalık, makine mühendisleri, inşaat mühendisleri, turizm tesisleri, dernekler, belediyeler, hatta öğretmenlerin ve öğrencilerin de katıldığı bir panel olarak planlıyoruz. Sayın Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, bizimle bugün bu bilgileri paylaşacak.“ dedi.

Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, 2,5 saat süren toplantıda şunları paylaştı :

ENERJİDE ÇÖZÜM ÖNCELİKLE ENERJİNİN ETKİN KULLANIMI OLMAK ÜZERE 
% 100 YENILENEBILIR ENERJIYE GECISTIR

Prof Dr. Tanay Sıdkı Uyar konuşmasında “ 1970 deki petrol krizi ile birlikte dünya birinci çözüme yani enerjinin etkin kullanımına zorunlu olarak yönelmiştir.
Enerjinin etkin kullanımı daha az enerji ile daha çok iş yapmak anlamına gelmektedir.  Petrol krizi sonrası ABD başta olmak üzere endüstrileşmiş ülkeler yenilenebilir kaynak ve teknolojilerini gündemlerine aldılar. OECD ülkeleri bir araya gelerek yenilenebilir enerji araştırma projeleri oluşturdular.  Kendi enerji bakanlıklarının koyduğu destekle güneş pillerini, rüzgarı, sıcak su üretimini, jeotermal enerjiyi,  biokütle enerjisini geliştirme yollarını aradılar. O teknolojileri, şu anda insanlığın gündeminde olan proses ısısı 
ve elektrik üretiminde nasıl kullanabileceklerinin peşine düştüler.

Küresel ısınma mekanizması esas olarak, atmosferin etrafını saran sera gazları battaniyesi ile güneşin dayanışma ve işbirliği halinde
atmosferde insan ve diğer canlıların yaşaması için elverişli ortamı oluşturmasını sağlar.  Doğal olarak var olan bu ortam fosil yakıtların atmosferde yakılması ile açığa çıkan ek sera gazlarının  battaniyeyi kalınlaştırması ile bir sorun haline dönüşmekte ve insanlığı tehdit etmektedir. 
Kalınlaşan battaniye atmosferi ısıtmakta, kutuplardan ve dağlardan eriyen sular deniz seviyelerini yükseltmekte,  farklı bölgelerde sel felaketleri yaşanmaktadır. Kitlesel ölümler ve salgın hastalıkların dünyayı etkilemesi beklenmektedir.
Sorun insanların binlerce yıldır var olan bir küresel dengeyi zorluyor olmalarıdır. Doğa bu dengeyi yeniden sağlayacak güçtedir. 
İnsanlar ise bu yeni koşullara ayak uydurmada zorlanacak ve kendi kendini yok edecektir. İnsanların başarısı ise  doğanın çözümlerine gerek kalmadan insan faaliyetlerini doğal dengelere uyumlu olarak sürdürmek ve  enerji ve ekonomi sistemlerini tamamıyla karbonsuz hale getirmektir. Bunu sağlamanın tek yolu ise daha az enerji ile daha çok iş yapmak, fosil kullanımını en kısa zamanda durdurmak ve gerek duyulan enerjiyi tümüyle yenilenebilir enerji kaynak ve teknolojilerinden sağlamaktır.

Günümüzde yenilenebilir enerji teknolojileri en ucuz, ve en temiz olarak ticari kullanıma girmiştir. Isıl enerji ve elektrik depolama teknolojilerinin ticari hale gelmesiyle 4 temiz enerji teknolojisinde dünya çapında bir devrim yaşanmaktadır. Bunlar karada rüzgar türbinleri, güneş pilleri, LED ampuller ve elektrikli otomobillerdir.  “ dedi.Toplantı, üye ve misafirlerin Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar’a yönelttikleri sorularla devam etti.