KİSSEBÜKÜ RANTIN PENÇESİNDE

Yalı beldesi sınırları içerisinde bulunan Kissebükü’nün tahsise açılmasına karşı Bodrum Deniz Ticaret Odası, Bodrum Denizciler Derneği ve Mavi Yol Girişimi üyeleri kahvaltılı bir basın toplantısı düzenledi.
Cumhuriyet caddesinde bulunan Mahvel Kafe’de düzenlenen basın açıklamasına Bodrum Deniz Ticaret Odası Temsilcisi Rüştü Tezcan, Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Mustafa Demiröz, Mavi Yol Girişimi Temsilcisi Filiz Dizdar ve Sivil Toplum Kuruluşu üyeleri katıldı.
Dünyanın en güzel koyları içerisinde yer alan Kissebükü’nün Turizm teşvik kanuna göre tahsise açılmasına karşı dava açan dernek üyeleri konu ile ilgili olarak Rantın pençesinde olan Kissebükü’nü vermeyeceklerini bunun için ellerinden gelen ne varsa yapacaklarını söylediler.
Mavi yol girişimi Temsilcisi Filiz Dizdar, Bodrum’un en güzel koyu olan Kissebükü için sonuna kadar savaşacaklarını ifade ederek,”Buraya ucube tesisler istemiyoruz. Şu an Turizm teşvik kanuna göre verilen karaları temyize gönderdik. Anayasa mahkemesi tahsisleri iptal etti. Fakat şu anda kanun değişikliği yapıldı. Doğal sit alanı olan kissebükü’nde şu anda doğal sitler kaldırılmış durumunda. Biz burada yatırım yapılmasın demiyoruz. Zaten doğal güzelliği ile şu anda Bodrum’un en önemli mavi yolculuğuna hizmet vermekte. Tek bir kişinin tekelinde olmasına karşıyız. Bu koyu Mavi yolculuk ile pek çok kişinin yatırımına açmış oluyoruz.”dedi.
Dizdar,”Kissebükünde tescillenmiş buluntuların yanı sıra hala tescillenmemiş buluntular var. Pedesa nasıl bir kazı sit alanı ise Kissebüküde aynı, kazıldığında neler çıkacak kim bilir. Helenistik döneme ait duvarlar tarım terasları ile arkeolojik anlamda bir bütündür. Otel ve jeotermal her yere yapılır. Ama bu koy gibi koyları biz kendimiz yapamayız. Doğal sit arkeolojik sit alanı içerisinde olan koylara verilen tahsisi kararına karşıyız ve elimizden ne geliyorsa yapacağız.dedi.
Mavi Yol Girişimi üyesi Arif Yılmaz ise yaptığı konuşmasında,Kissebükü’nün tarihinin 1998 yılında Nurol tarafından satın alınmasıyla başladığını ifade ederek,”Daha sonra 2007 de Azeri bir firmaya satıldı. Muğla koruma kuruluna baş vuruluyor. Turizm Teşvik kanuna göre tahsis ilan edilmiş. Geçtiğimiz yıllarda açılan mahkemeler Anayasa mahkemesine kadar gitti. 2008 de yeni bir kanun sürüldü. Turizm Teşvik kanuna göre bazı özel bölgelerde ormanlarda kullanılabilir dendi. 5741 sayılı yasaya göre bazı orman alanları kullanılamaz deniyor. Yasaya göre burada ormandan başka bir şey yok. Hukuksal mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Biz kimsenin otelinin havuzuna teknemizi bağlamıyorsak kimsede bizim koylarımıza gelip tesis yapmasın.” dedi.
Peynir Çiçeği Gündoğan Gönüllüler Derneği Başkanı Sema Höcek ise söz alarak kıyıların şu anda ihale ile 49 yıllığına kiralamaya çıktığını belirterek,”Biz nasıl kıyı kanuna göre kıyılarımızı kullanacağız. İskele için yeni çıkarılan bu kanuna dikkat çekmenizi istiyorum.”dedi.

Denizciler Deneği Başkanı Mustafa Demiröz konuşmasında denizin olmadığı yerde turizmden bahsedemeyeceklerini ifade ederek,”Bir yandan antik değerlerimizi ortaya çıkarmaya çalışırken, deniz unsurumuzu hep öteliyoruz. Peribacalarını yıkın otel yapın, Pamukkalede bulunan travertenleri yıkın otel yapın. Buralar olmasa turizmden söz edebilir miyiz?. Pamukkale travertenlerin üzerine nasıl otel konduramıyorsanız. Buraya da otel yapamazsınız.”dedi
Basın açıklamasının ardından hep birlikte basına resim veren SKT’ler hep bir ağızdan, “Kilisebükü’nde yapılaşmaya geçit yok dediler.