KUBİLAY’I ANDILAR, SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDULAR

Cumhuriyet Kadınları Derneği Bodrum Halikarnas Şubesi üyeleri, dernek binasında bir basın açıklaması yaptı.
Basın açıklamasına Cumhuriyet Kadınları Derneği Bodrum Halikarnas Şubesi Başkanı Dr. Bedriye Gürkan ve üyeler katıldı.
Cumhuriyet Kadınları Derneği Bodrum Halikarnas Şubesi Başkanı Dr. Bedriye Gürkan, yaptıkları basın açıklamasında iki konudan bahsedeceklerini, her ikisinin de bir biriyle örtüştüğünü ve rastlantı olarak da aynı zamanda denk gelen iki konudan söz edeceklerini belirterek.”1.si bugün 23 Aralık, hepimizin bildiği gibi Cumhuriyet tarihimizin kara bir lekesi Menemen olayının 81. Yıl dönümü. Hatırlayacaksınız Menemen’de 23 Aralık 1930 günü bir grup dinci yobaz bir gerici harekete kalkışmıştı. Sabah ezanından sonra başlarında Derviş Mehmet isimli birisi olduğu halde yeşil bayrak ellerinde Menemen sokaklarına çıkmışlardı. Hilafet istiyorlar, hilafetin geri gelmesini, şeriat istiyorlardı, şapka giyenlerin dinsiz olduğunu söylüyorlardı. Cumhuriyete karşıydılar. İşbirlikçi eski yöneticiler ve Nakşibendi şehleri onları kışkırtmıştı. Şıhlar, Dervişler ve şeyhlerle bir ilticai kalkışmaydı bu. Önlerine o sırada Menemen’de yedek subaylığını yapmakta olan Öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay çıktı ve onu yaraladılar. Sonra başını kesip yeşil bayrağa asarak Menemen sokaklarında dolaştırdılar. Bir vahşetti, gerici ayaklanmaydı bastırıldı.”dedi.
Dr. Bedriye Gürkan sözlerine şöyle devam etti;
“ Bugün onun yıldönümü. Tuhaf bir rastlantı, bugünlerde yine aynı konu sanki gündemde. Menemen ayaklanmasının başında olan Derviş Mehmet’in torunu Sayın Bülent Arınç’ın içinde bulunduğu hükümetin bir bakanı geçtiğimiz günlerde bir açıklamada bulunarak,”Doğuda, medreselerde yetişmiş Mele’ler, Molla’lar vardır, biz bunlardan 1000 tanesini diyanette kadroya alacağız” dedi. Bu açıklamanın ardından CNN televizyonunda Ahmet Hakan tarafından “Tarafsız Bölge” isimli bir program yapıldı, biz o programda konuşulanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Suç duyurusunun içeriği ve nedeni ise, düşüncenin sonuna dek ifade edilmesi düşünülmesi konusunda sonsuz bir özgürlükten yana olduğumuz kesindir. Bundan hiç kimse şüphe edemez. Bu düşünceler ne kadar aykırı olurlarsa olsunlar, hatta cumhuriyetimizin temel ilkelerine aykırı olsalar bile düşünce ifade edilmesi konusunda bir soruşturmadan yana olmadığımız da yine açıktır, bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Peki suç duyurusu düşüncelerini ifade edenler hakkından mı?, hayır. CNN Televizyonunda yapılan programda Anayasamızda suç olarak ifade edilen bir konu sistemli, örgütlü, sürekli ve eylemli biçimde övülmüştür. Anayasamızın 174. maddesi İnkılap kanunlarından söz eder ve yasaklar inkılap kanunlarına karşı olmayı onları korur. Türkiye bütün aksi çabalara rağmen halen bir hukuk devletidir. Defak da olarak, biz yaparız olur diyerek yasalara aykırı işler yapanlar, bunu örgütlü, eylemli, sistemli ve sürekli biçimde yapanlar hukuk devletinin duvarına çarparlar, buna hiç kimse izin veremez. Ne oldu o programda bir inkılap kanunlarına, devrim yasalarına aykırı eylemlerde bulunduklarını sayın konuşmacılar açık bir şekilde ifade ettiler. Medreselerde okumuşlar, o medreseler zaten 100 yıldır varmış, medreselerde dini eğitim almışlar. Kendilerine Mele diyorlar, şeyh, şıh gibi unvanlarla kendilerini ifade ediyorlar. Bu açıkça devrim yasalarına aykırıdır, eylemli bir biçimde o yasaların çiğnenmesidir buna izin veremeyiz. Dünyanın ilk Anti-imperialist Ulusal Kurtuluş Savaşının ardından kurulmuş olan laik ve demokratik Cumhuriyetimiz Mustafa Kemal’in ilke ve devrimleri ve o devrimlerin ateşinden doğmuş yasalarımızı hiç kimsenin çiğnemesine izin vermeyiz, Cumhuriyetimiz sahipsiz değildir. Bugün bir Cumhuriyet kadını olarak ben Cumhuriyet düşmanlarını, Cumhuriyet Savcılarımıza gidip şikayet edeceğim. Cumhuriyetin sahipsiz olmadığını, onun bekçilerinin olduğunu bütün ülkemize ve dünyaya bir kez daha kanıtlamaya çalışacağım.”